Vuslat

Sevda bir gün gelir ve  kapını çalmadan girer içeri; bir elinde mutluluk bir elinde acıyla…Çiseleyen yağmur  ile başlar hikâye… Sonrasında sağnak bir hâl alır, artırır rüzgârını ve gittikçe sertleşir, acımasızlaşır. Sonunda bir kar tanesinin gökten süzülüşüne bırakır kendini. Ardından da  vuslat derdine düşersin.
Daha sonra kendini dünyanın en acımasız sorusunun içinde bulursun : “Aşkın olduğu yerde vuslat olmalı mı?”diye. Aslında bu yaşanan ve adına aşk dediğimiz şey , ezelde yazılmış  ve iki bedene paylaştırılmış tek bir ruhun kendini arayışının hikâyesidir sevgili. Sonu da ayrılıktır..Ayrılıktan geriye  kalan  ise derin bir sızı ve gözyaşı ya da suskun bir ömürden başka nedir ki sevgili? Sen ne dersin sevgili, sence vuslat aşkı öldürür mü?

Reklamlar

Aşk En Büyük Çaresizliktir

 

Dinlediğim her şarkının ezgisi  bana seni  hatırlatıyor sevgili.  Bazen bir film izlerken,bazen bir müziği dinlerken sana olan özlemim tüm benliğimi sarıyor sevgili.

Sen başka bir aşka yelken açtığından beri ben kendi limanıma demir atıp vuslat gemisinin gelmesini bekliyorum sevgili. O  gemi gelse de her şeyin eskisi gibi olmayacağını bile bile bekliyorum sevgili.Ne tuhaf değil mi sevgili. Aşkın kendisi de tuhaf bir duygu değil mi ki sevgili? Aşk, insanlık tarihi kadar eski ve karmaşık bir şey. Kim çözmüş ki ben çözeyim bu sırrı sevgili? Aşık Veysel’in dediği gibi: “Seversin, kavuşamazsın aşk olur.” sevgili.

Miraç Çağrı Aktaş “Sen On Yedi Yaşımsın” kitabında ne güzel demiş sevgili:

“Seni ”Canımın içi” diye sevecek birini kaybettin. Şimdi hiçbir can nefes olmayacak sana. Daha çok sevileceğini umarak gittiğin yerde sıkışırsa kalbin, elini kalbine koy. Çünkü o acı benim. O sıkışmayla sana, bizi bitirme çabalarını ve hiçe sayışlarını hatırlatmaya geleceğim. Biliyor musun sevgilim? Seni sevdim. Bir insan hayatında ne kadar çok ve ne kadar güzel sevebilirse, o kadar sevdim. Bu da benim yenik zaferim…

Sen benim ilk çaresizliğim, sen benim en büyük ve en acı veren  yenilgimsin.”

Her Sonbahar Gelişinde

44

Hüzün ki en çok yakışandır bize  ve sonbahar   hüznü bünyesinde barındıran en güzel mevsimdir sevgili.

Seninle geçen günlerim ömrümün ilkbaharıydı ve çok kısa sürdü sevgili.. Her sonbaharda dökülen sarı sarı yapraklar kulağıma şunları fısıldar sevgili: “Doğmanın bedeli ölmek ise sevdanın bedeli ayrılıktır çünkü her ayrılık bir parça ölüm taşır içinde.” Şair ne güzel demiş:”Ölmek Allah’ın emri, ayrılık olmasaydı.”sevgili…

Kırık Kalpler

yy

“Herkes uyur, bir karanlık uyanıktır, bir de ben… Öyle hissederim, uzaklaşınca  yaşama sevincinden. Herkes mutludur, bir ben mut­suzsumdur, bir ben… Bilirim ayrılığın hediyesidir bu duygular. Bu hisler yoğunlaştıkça bende biter baharın neşesi sevgili.

İşte o zaman kırılır yaşam salıncağım, düşer toprağa ümit kırıntılarım. Bedenim boşlukta asılı kalır, boş yere tut­mNotre Dame’nin kamburu gibidir kaynayan yerler ; benden başkası onu göremez.Yanlış kaynayan kırıklar ruhumun içindedir başkası onları nasıl görsün sevgili?

 

YALAN DÜNYA

Nereden nereye sevgili? Çocukluk ve gençlik yıllarımın spikeri MESUT MERTCAN’ın ölüm haberi beni çok derinden etkiledi sevgili.  Mesut Mertcan,      TRT’de haber sunarken hayranlık duyduğum o başarılı sunucu , Adana’da bir huzur evinde   etrafında sevenlerinden kimsesi yokken  yapayalnız bir şekilde hayata gözlerini yumdu. Dört evlilik yapmış ama yalnız geldiği dünyaya yine  yapayalnız veda etti.Yani sonuç:Yalan dünya…Ben de bu haberden etkilenerek büyük usta Neşet Ertaş’ın “Yalan Dünya”sını dinledim ve şarkıyı dinleyince-her şarkıyı dinlerken olduğu gibi-yine aklıma düştün sevgili .Yazmadan edemedim .  Keşke doğmadan önce senaryoyu bi okusaydık iyiydi sevgili..

page66

 

Ruhum Yarım Sevgili

ŞARKININ ÖZETİ:

Artık yanımda değilsin, sevgili.Seni göremediğim sürece, ruhumda sadece yalnızlık var. Tanrı beni sana neden aşık etti? Daha fazla acı çekmem için mi?
Bilmeni isterim ki sen varoluş sebebimdin…
Sana hayranlığım, ibadet gibi…Aşkı ve tutkuyu sadece sende yaşadım sevgili.

Gamzeli Gülüşüne Tutunuyordum

Kime yandığı belli olmayan sokak lambaları gibi belirsiz bir bekleyişteyim sevgili…Hırçın bir yalnızlığın kıyısında  yavaş yavaş öldürüyorum umutlarımı sevgili…Gittikçe artıyor yalnızlığım .Gözyaşlarımda gizli yalnızlığım sevgili.Topraktan fışkıran tohum gibi yağan yağmurlara tutundum ve  ardından  güneşi ve bir rengi eksik olan gök kuşağını gördüm sevgili.. Gök kuşağında eksik olan ren sensin sevgili.  Gamzeli gülüşün beni hayata bağlıyordu sevgili.O gülüşten beni niye mahrum ettin sevgili?

Şimdi sorarım sevgili:

“Aşkın en güzel yerinde bırakıp da gidilir mi ?”

Her şeyimiz eksik sevgili

Vedası tamamlanmamış bir ayrılık bizimkisi sevgili…
Neden birbirinden bu kadar uzak iki yürek olduk sevgili ?
Biliyor musun birçok şeyimiz gibi   bizim vedamız da eksik sevgili?
Kalplerimiz  yarım, aşkımız yarım; vedamız yarım… “Elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak.” teselli aradığım,  umutsuzca dinlediğim bir şarkı sadece sevgili..
Ben ne  ileri gidebiliyorum tam anlamıyla, ne geri  dönebiliyorum sevgili .
Ben ne sevmeyi becerebildim ne unutmayı sevgili!
Başka aşklarda teselli aramaya mecbur bıraktığın gün  tükeniş sokağına girdim sevgili..Bu çıkmaz sokakta yıllardır elimde kandil  suskun bir şekilde yürüyorum. Yanlış trene binip sonra da tren içinde yolunu değiştirmeye çalışan insanın çaresizliğidir bir ömür yaşadığım sevgili..  Ayrılığın  yüreğimize bıraktığı sızı mahşere dek gölgemiz gibi  bizi takip edecek sevgili…

Sana Giden Yollar Kapalı

 

 

Eğer bir kişiyi sürekli düşünüyorsanız ve buna engel olamıyorsanız nedeni o kişinin de sizi düşünmesidir….

 

dd

 

Yine Ben Ey Sevgili

Ey Sevgili,

Yorgun bir nehir gibi çöreklenip diz çöktüm bir denizin kıyısına. Paslı bir demir gibi  kendi kendini zehirledi sözcüklerim .Bir yangından artakalan közden arınmış, kül yığınıyım şimdi.  Kuşların çırpınan kanatları  değiyor kalbime.. Tebessümünün gamzesi içinde kaybolup gidiyorum.. Martılar ;  yanık,  beyaz kanatlarıyla  çırpınarak  uçuşuyor sevdiği denizin sahilinde: “Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun,martı sevdiği denizden asla vazgeçmez.” aforizmasını mıh gibi beynime çakarcasına…

Saklambaç oynuyorsun  oysaların içinde  ve  keşkeler   artık anlamını yitirmiş.Çatallaşıyor dilim ,sensizlik yorgun bir nehrin yatağında bütün ümitsizlikleri fısıldıyor kulağıma…Ben seni  bir şafak yangınına su taşırken gördüm; saçlarının alevine tutunmuş  bir gölgeyi yakıyordun .    Ceylanlara, karanlıkta  gizli gizli yol gösterirken bir  ağacın dallarına gamzeli suretini asıyordun.

Ey Sevgili,

Bilir misin ,annesini kaybetmekten nasıl korkar bozkırın ayaz gecesinde dörtnala koşan tay? Bendeki seni kaybetme korkusu işte bu sevgili..Aşk en büyük çaresizliktir sevgili.Eos’un ihanetine uğrayan Ay tanrıçası Bendis’in çaresizliği damarlarımda bir serum gibi dolanıyor sevgili… Yine Ben Ey Sevgili yazısının devamı

Suskun

Bazen uzaktan sevmek daha güzeIdir  sevgili. Uzaktan sevmek ne incitir ne de acıtır insanı sevgili.   Göremediğin ama  dalgalarının sesini duyduğun, varIığıyIa huzur buIduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir uzaktan sevmek sevgili. Evet,uzaktan sevmek en güzeIidir bazen sevgili .İçimdeki sevdaya ne “tek tarafIı” demeye diIim varıyor, ne de “karşıIıkIı” oIduğuna ispata ihtiyacım  var sevgili.. OnIarca hikâyem var anlatılmayı bekleyen ve yüzlerce kelimem var söylenmeyi bekleyen sevgili .. Anlayacağın boğazımda düğümIenmiş yüzlerce kelime …. Susuyorum konuşmam gereken yerde sevgili. AnIatacak çok şeyim oIsa da susuyorum sevgili..Aşk, konuşarak  sevgiliye ikna etmek değil, susarak onda kendini kaybetmektir sevgili..Ben susarak ve kendimi sende kaybederek mutlu oluyorum sevgili…SUSKUN BİR ÖMÜR…

Uzak Kalmak İstiyorum

Uzak kalmak istiyorum  her şeyden, herkesten hatta yalnızlığımdan da uzak kalmak istiyorum sevgili.. Aradığım yeri anlatmaya zorlanıyorum. Yıldızları sönmeyen bir gökyüzü mesela sevgili. Denizlerin yine mavi suları olsun ama hayallerimi içine alıp yutmasınlar sevgili.Gökyüzünde  mavi bulutlar olsun ama sevdalara gölge düşürmesinler sevgili..Ağaçların dallarında kuşlar olsun ama ayrılık şarkıları söylemesinler sevgili..
Ağaçlar yine olsun ama  yaprakları solup dökülmesin sevgili..
Umutlarım  hep olsun ;bir de sen ol sevgili;  yalnızlığıma uzaktan ıslık çalan  sen…
Kanatlarında sevgi taşıyan kuşlar uçuşsun yüreğimde ..
Yağmurlar yağsın  susuzluktan çatlamış topraklara sevgili..
Sözün özü;beni boğan ,beni yoran düşüncelerden uzak kalmak istiyorum sevgili…

Seninki Bir Sevda Desene

66

Paylaştığın bu fotoğrafa arkadaşın:”Seninki bir sevda desene!”diye yazmış ve sen bunu onaylarcasına beğenmişsin..Ben de fotoğrafa  tıpkı Kürk Mantolu Madonna’daki Raif’in Maria Puder’in tablosuna baktığı gibi uzun uzun baktım.Benim çektiklerimin fazlasını yaşadığını ama yine  denizden vazgeçmeyen martı gibi sana her türlü acıyı yaşatandan vazgeçmediğini görüyorum.Aşkına ve sevgine saygı duyuyorum…Ben sadece senin mutlu olmanı istiyorum.

 

Dün Gece

Dün gece Kiraz Festivali etkinlikleri için sahile gittim.84 yılından bu yana hiç sarmıyor beni bu festival sevgili çünkü o alanda  gezindikçe bir yangının külü savrulur ve yapışır bedenime beni boğarcasına.Aynı yıkımları içimde tekrar tekrar yaşamamak için uzun yıllar gitmedim festival alanına..Yıllar sonra dün gece yine gittim .Her yer ana baba günüydü, mahşeri bir  kalabalık  vardı festival alnında. Gözlerim ayak parmaklarımda şuursuzca gezinirken sanki damarlarımda cam kırıkları dolaşıyordu sevgili.Etrafımdaki insanlar içimden geçenleri sezecek diye ürkek adamlarla turlarken   seni düşünüyor ve  bir yandan da sensiz geçen yılların muhasebesini yapıyordum sevgili.Her yıl tekrarlanan festival benim için ayrılık yıl dönümü anlamına geliyor sevgili.Onca geçen zamana rağmen duygularımda ve hislerimde hiçbir  değişiklik olmadı sevgili..Bir gün seninle buluşup tebessümüne şahit olma ümidi mütemadiyen içimi ısıtıyor sevgili..Ben seni sevdiğime hiç pişman olmadım sevgili..Sonuç olarak ben hâlâ bu ayrılığı hak etmediğimi düşünüyorum sevgili.Ben  hâlâ  senin beni sevebilme ihtimalini seviyorum sevgili.Aşk, hiçbir zaman pişman olmamaktır sevgili..

Öyle Yaşarım

Ey Sevgili!
Bilir misin ben nasıl yaşarım?
Göndermesen de bir selâm ,bir haber, unutulmadığımı ümit eder, öyle yaşarım.
Bildirmesen de sevdiğini, sevildiğimi  umar  öyle yaşarım.
Almasan da beni yanına, ben seni  hep gönlümde taşır , öyle yaşarım…Soğuk ayazında umutlarım ısıtır içimi, öyle yaşarım.Yağmurun ellerinden tutar,  sırılsıklam olup sana öyle koşarım. Seni düşündükçe vuslatı hayal ederek  ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşı ile yaşarım sevgili…

Bize arkadaşlık az, aşk ise fazla geldi.